Ben Patron Degilim
Birlikte Elele
 
Bizden Haberler

Bizden Haberler


Ülkemizde et ve süt fiyatları neden yükseliyor?   
Tarım ve hayvancılık sektörünün çözüm bekleyen sorunları, yem, nakliye ve enerji maliyetlerindeki artış trendiyle birleşerek et ve süt fiyatlarında hissedilir artışlar olarak kendini gösteriyor.

Ancak esas sorun süt ve et fiyatlarının yükselmesi değil, ülkemizin tarım ve hayvancılık alanındaki kronikleşen sorunlarının çözümlenememesidir.

Türkiye, tarım ve hayvancılık üretimi alanında önemli bir potansiyele sahiptir. Ne var ki bugüne kadar bu potansiyeli gerçekleştirecek doğru ve kalıcı politikalar geliştirilip, sistemli bir şekilde uygulanmamıştır. Ülkemizin tarım ve hayvancılıkta vardığı noktada var olan sorunlar, mevcut yapı içerisinde çözümsüz bir hale dönüşmüştür. Bu nedenle de tarım ve hayvancılıkla ilgili kısa vadeli çözümlerin yerine ciddi reformların gerçekleştirilmesi bir zorunluluk halini almıştır.

İnsanlarımızın uygun fiyatlarla süt ve et ürünleri tüketebilmesi, sağlıklı nesillerin yetişebilmesi adına tahıl üretimi, çiftçiler, süt ve et üreticilerinin gerçek anlamda desteklenmesi, ardından süt ve et fiyatlarının normal seviyelere, kalıcı olarak düşürülmesi sağlanmalıdır.

İthalat bu konunun çözümü müdür?

Süt ve kırmızı et fiyatlarının düşürülmesi için ithalat yapılması görüşü bu meselenin çözümlenmesi için doğru bir yol değildir. Süt tozu ve et ithalatı, hayvancılık ve kırmızı et sektörüne bir destek mahiyeti taşımayacak, tam tersine çözüm bekleyen birçok konuya bir yenisi olarak eklenecek, sütçü ve besicileri iflasın eşiğine taşıyacaktır.

Nasıl süt tozu ithalatı süt sektörünün sorunlarına merhem değilse, kırmızı et sektörünün can simidi de et ithalatı olarak görülmemelidir.

Fiyatların aşırı yükselmemesi için acilen ve öncelikli olarak neler yapılmalı?

Kısa vadeli, sonuçları tam kestirilemeyen ve plansız adımlarla ülkemiz tarım ve hayvancılığını bir serüvene sürüklemek yerine, aşağıda sıralanan başlıklarla belirtilen konularda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca gerekli reformların gerçekleştirilmesi gereklidir. Bu reformlarla hem tüketicilerin mutfak masrafları azaltılabileceği gibi, hem de tüketim arttırılarak, enflasyonun düşürülmesi ve üretimin desteklenmesi anlamında da olumlu adımlar atılmış olunacaktır.

• Tahıl destekleme.

Ülkemizde süt ve et fiyatlarının yükselmesinin en önemli nedeni yem üretiminde kullanılan tahıllar ve yağ bitkilerinde yaşanan maliyet sıkıntısıdır.

1. Maalesef tahıl üretimi için çiftçilere verilen destekler yeterli düzeyde değildir.
2. Bu nedenle yem sanayii ve besicilerin ihtiyacına cevap verecek tahıl üretimi gerçekleştirilememektedir.
3. Verilen destekler hasattan sonra değil ekimden önce açıklanmalıdır.
4. Bölgelerde göre hangi üründen verim alınacaksa o ürünler desteklenmelidir.
5. Tüm tahılların ithalatı serbest olmalı ve serbest piyasa fiyatı ile destekleme fiyatı arasındaki fark çiftçimize direkt ödenmelidir. Böylelikle süt, et, tavuk, yumurta gibi proteinlerin maliyetleri yükselmeyecektir.

Direkt ödemeler yetersiz olduğundan dolayı, yüksek tutulan gümrük vergileri nedeniyle tahıl ithalatı ülkemizde çok kısıtlı miktarda ve yüksek maliyetle yapılabilmektedir. Dolayısıyla iç pazarda oluşan yoğun talep, tahıl fiyatlarını suni olarak artırmakta ve başta tüm temel proteinlerin üretim maliyetlerine negatif etki etmektedir.

• Süt tozu ithalatına müsaade edilmemelidir!

Zaten arz talep ilişkisi ancak dengelenen süt sektöründe, süt tozu ithalatı nedeniyle fiyatlar ciddi olarak düşebilmekte ve bu noktada süt hayvanlarının kesime gönderilmesi, buzağı popülasyonunu etkilemekte ve et fiyatlarının önce suni olarak düşmesine sonra da çok yükselmesine sebebiyet vermektedir.

• Damızlık sığır ithalatı cazip hale getirilmelidir.

Hayvan sayısının azalması ve hayvan başına düşen verimin yükselmeyişi süt ve et fiyatlarını yükseltmektedir. Türkiye’deki süt üretiminin arttırılması verimli damızlık popülasyonunun artışı ile mümkün olabilecek, süt ve et fiyatlarının aşırı yükselmesi engellenerek, fiyatlar dengede tutulabilecektir.

• Kayıt dışı ve haksız rekabet engellenmelidir.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, büyükbaş hayvanların %30 ila 35’nin ve küçükbaş hayvanların %65 ila 70’nin gayri resmi olarak kesildiğini tahmin etmektedir. Kaçak hayvan ve et giriş çıkışı, satışı ile birlikte oluşan tabloda, kayıt altında çalışan işletmeler için haksız rekabet ortamı yaratılmakta ve denetimsizlik kayıt dışını teşvik etmektedir.

• Veterinerlik hizmetleri geliştirilmelidir.

Türkiye’deki hayvan mevcudu koruma altına alınmalıdır. Kaçak hayvan hareketleri ile hayvan hastalıkları kolayca yayılmakta, hastalıklar nedeni ile hayvan popülasyonu azalmakta veya verim düşüklüğü gündeme gelmektedir. Geliştirilecek veterinerlik hizmetleri ile hayvan sağlığı, bulaşıcı hastalık riski gibi konularda olumlu ilerlemeler kaydedilmeli, hayvan varlığı ve verimi güvence altına alınabilmelidir.

Saygılarımızla,
Banvit A.Ş.